Archive for: Nisan 2010

23 Nisan 2010

Glisemik indeks nedir? – Glisemik indeksi yüksek olan gıdalar

Filed under: Beslenme - 23 Nis 2010

glisamik-indeksBeyaz ekmeği bir bardak suya koyduğunuzu düşünün. Kısa bir süre içinde çözündüğünü/parçacıklara ayrıldığını görürsünüz. Aynı beyaz ekmeği yediğimizi düşünelim. Musluk suyunda bile çözünen bu ekmek türünü midemiz ve bağırsaklarımızda bulunan sıvılar ve güçlü enzimler çok daha kısa sürede ve tamamen sindirecektir.

Sindirim süreci çok kısa ve böylece emilim ve kana karışma süreci çok hızlı olan bu tür gıdalar kan şekerini çok hızla yükseltirler. Böyle gıdalara ’glisemik indeksi yüksek gıdalar’ denir.

Glisemik indeks nedir? Glisemik indeksi yüksek gıdalar
Glisemik indeksi yüksek gıdaların alımı ile vücudumuzda neler oluyor?

Hızla sindirilebildikleri için hızla kana karışıyorlar ve hızla kan şekerini yükseltiyorlar
Pankreas bezimiz hızla yükselen kan şekerini görünce hızla ve büyük bir miktarda insülin salgılıyor
Bu kadar yüksek kan şekerini depo ederek azaltma yoluna gidiliyor
Sonuçta ani yükselen kan şekeri eşittir aniden depolama ya da yağ dokusunda artış oluyor
Gidişat bu kadar ile kalsa iyi dedirtecek olayları daha yeni başlattığımızın farkında bile olmayabiliriz, glisemik indeksi yüksek gıdaları alırken.
Evet aldık bu tür gıdayı hızla emildi, hızla kan şekerini yükseltti, hızla yağ dokusu olarak depolarımıza katıldı… Fakat bu hızlılık sırasında bağırsaklardan emilecek besin maddeleri de hızla bitti. İnsülin miktarı ise aynı hızla azalmaz hala daha yüksekliğine devam eder. Sonuç hızla yükselen kan şekeriniz hızla düşecektir.
Hızla kan şekerinizin düşmesi, fark etmeden sizi kısa süre sonra tekrar yemeye itecektir.

Bebeklerde domuz gribini önlemenin yöntemleri

Filed under: Bebek Sağlığı - 23 Nis 2010

bebeklerde-domuz-gribiSon zamanlarda gündemin en çok tartışılan, her insanın kabusu haline gelen bir konu: domuz gribi… Domuz gribinden korunmanın yolları, aşının yaptırılıp yaptırılmaması konuşuladursun, durumdan en çok etkilenenler küçük çocuklar ve bebekler oluyor. 6 aydan küçük bebeklere aşı yapılamıyor. Peki o zaman onları korumak için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? İşte iki yaşın altındaki bebekleri domuz gribinden korumak için yapmamız gerekenler…

Bebeğinizi kalabalık ortamlara sokmayın ve ellerinizi sürekli yıkayın

Bebeklerin özellikle bu günlerde kapalı ve kalabalık ortamlara sokulmaması gerekir. Ebeveynlerin ellerini bol su ve sabunla sık sık yıkaması hastalıktan korunmada etkilidir. Bebeğinizin beslenmesi sırasında ya da onunla ilgilenmeden önce ellerinizi mutlaka en az 30 saniye süreyle akan suyun altına sabunla yıkayın. Eğer hastaysanız bebeğinizin bulunduğu ortamda maske takmalı ve kesinlikle onları öpmemelisiniz. Dış ortamdan eve gelen ebeveynlerin bebeklerinin yanına gitmeden kıyafetlerini değiştirmeleri, mümkünse ılık bir duş almaları ve özellikle ellerini bol su ve sabunla yıkamaları gerekir.

Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Birçok hastalığın gelişmesine engel olan mucizevi besin anne sütü H1N1 virüsünden korunmada da etkin. Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve gribin ağır seyretmesini de engelliyor. Bu nedenle 6 aydan küçük bebeklerin özellikle emzirilmeleri bu virüsten korunmada da çok önemli. Anne sütü alan bebekler özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları ve ishaller başta olmak üzere pek çok hastalığı daha hafif ve daha az geçirirler.

bebeklerde domuz gribi Bebeklerde Domuz Gribi ve Önleyici Teknikler

Yeni Doğmuş Bebekler İçin Cilt Bakımı

Filed under: Alternatif Tıp - 23 Nis 2010

BebekProf.Dr.Ümit Ukşal
Pediatrik Dermatoloji Derneği Başkanı – Taksim Alman Hastanesi Dermatoloji Uzmanı

1. İlk şart anne ve bakıcıların el temizliğidir. Tırnaklar kısa olmalı ve eller sık sık sabunlu su ile yıkanmalıdır. Kolonya veya alkol el temizliğinde kullanılmaz.

2. Yenidoğan doğumdan sonra hafifçe, yumuşak ve temiz bir havlu ile silinerek temizlenmelidir. Deri yüzeyindeki koruyucu yağlı tabaka (verniks olarak adlandırılır) hem su kaybını engeller, hem de mikroplara karşı koruyucudur, bu nedenle aşırı derecede temizlemek, yenidoğanın derisini koruyan bu tabakayı tümüyle yok etmeye çalışmak sakıncalıdır.

3. Bez değiştirme bebeğin her beslenmesinden önce yapılmalı ve idrar, dışkı artıkları yumuşakça silinmelidir. Uygun ıslak mendil veya ılık su ile temizlenebilir.

4. Yenidoğan dönemi olarak adlandırılan ilk bir ay bebeğin derisi çok ince ve hassastır, deriye sürülen her ilaç kana karışarak ciddi yan etkiler yapabilir. Bu nedenle uzman hekim tavsiyesi olmadan hiçbir merhem veya krem bebeklere sürülmemelidir.

5. Ciltte oluşabilecek problemler, çeşitli tahrişler (giysi, giysilerin yıkandığı deterjan, beyazlatıcı, çamaşır suyu, yumuşatıcılar), alerjik hastalıklar, mikrobik hastalıklar gibi birçok nedenle olabilir.

6. Banyoda bebek için özel sıvı sabunlar avuç içiyle ve çok az miktarda kullanılmalı, banyo suyu ılık olmalı (37 derece) ve banyo süresi çok kısa olmalıdır. Küvet içinde bebeğin uzun süre kalması, köpük banyoları zararlıdır. Bebek sıvı sabunları nötral pH ve minimal parfüm ve boya içerenlerden seçilmelidir. Durulama çok iyi olmalıdır. Banyo sonrası yumuşak bir havlu ile özellikle koltuk altı ve kasık kıvrımları nazikçe kurulanmalıdır. Banyo sıklığı ortam ısısına bağlı olarak günlük veya haftada 2 olabilir. Banyo bebeği rahatlatır, mikroplardan korur.

7. Saçlar bebek şampuanı ile hafifçe yıkanır. Sarı kepeklenme olabilir, temizlemek için fırça veya tarak kullanılmaz, zamanla bu kepeklenme kendiliğinden geçer. Yoğun kepek varsa banyodan birkaç saat önce çok az miktarda ayçiçek yağı veya doktorun önereceği bir ürün sürülebilir.

XML-Sitemap salık TOPlist