<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Hayat - Sağlıklı Bir Hayat İçin..</title>
	<atom:link href="http://www.saglikhayat.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikhayat.com</link>
	<description>Sağlık ansiklopedisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Feb 2012 10:07:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Diş hassasiyeti yemek keyfi kabus oluyor</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/dis-hassasiyeti-yemek-keyfi-kabus-oluyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/dis-hassasiyeti-yemek-keyfi-kabus-oluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 21:42:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40021</guid>
		<description><![CDATA[Halk arasında diş kamaşması olarak bilinen diş hassasiyeti ağız ve diş sağlığı için önemli bir konu. Birçok insan soğuk ya da sıcak bir şeyler içtiğinde ya da yediğinde dişlerinde bir ağrı hisseder. Fakat bu konuyu önemsemez. Dikkate alınmayan diş hassasiyeti yeme ve içme keyfini kâbusa çevirebiliyor. Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu toplum arasında diş kamaşması olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/dis-hassasiyeti-yemek-keyfini-kabusa-ceviriyor-52982.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40064" title="dis-hassasiyeti-yemek-keyfini-kabusa-ceviriyor-5298" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/dis-hassasiyeti-yemek-keyfini-kabusa-ceviriyor-52982.jpg" alt="dis hassasiyeti yemek keyfini kabusa ceviriyor 52982 Diş hassasiyeti yemek keyfi kabus oluyor" width="300" height="180" /></a><br />
Halk arasında diş kamaşması olarak bilinen diş hassasiyeti ağız ve diş sağlığı için önemli bir konu.<br />
<span id="more-40021"></span><br />
Birçok insan soğuk ya da sıcak bir şeyler içtiğinde ya da yediğinde dişlerinde bir ağrı hisseder. Fakat bu konuyu önemsemez. Dikkate alınmayan diş hassasiyeti yeme ve içme keyfini kâbusa çevirebiliyor. Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu toplum arasında diş kamaşması olarak adlandırılan diş hassasiyetini nedenlerini ve alınabilecek önlemleri anlatıyor.</p>
<p>Diş Hassasiyeti Nedir?</p>
<p>Diş hassasiyeti dişleri kaplayan dentin tabakasının zarar görmesi sonucu ortaya çıkar. Dişlerin kökleri diş eti ile kaplıdır. Fakat diş etlerinin çekilmesi ile birlikte diş tamamen ortaya çıkar. Bu şekilde de sıcak, soğuk, tatlı ve ekşi besinler tüketildiğinde dişlerde ani bir tepki ve sinir uyarılmalarına neden olur. Bu durum özellikle sıcak gıdanın ardından soğuk bir şey yenmesi ya da içilmesinden sonra daha fazla hissedilir.</p>
<p>Diş Hassasiyetini Sebep Olan Faktörler Nelerdir?</p>
<p>Diş eti Çekilmesi: Diş etlerinin çekilmesi dişlerin dentin tabakasının ortaya çıkmasına sebep olur. Bu şekilde koruyucu tabakanın zarar görmesi diş hassasiyetini arttırır.</p>
<p>Dişlerin Sert Fırçalanması: Dişlerin sert ve hızlı fırçalanması ile diş etleri zarar görür. Dişlerin dentin ve enamel adlı tabakaların aşınmasına neden olur.</p>
<p>Diş Gıcırdatma: Dişlerin bir birbirine sürtünmesi ile birlikte dişin enamel tabaksı zarar görür ve dişler hassaslaşır. Buna bağlı olarak ta sinir uçları daha fazla acı hisseder.</p>
<p>Diş iltihapları: Dişler üzerinde kalan tartar ve bakterilerden oluşan iltihaplar diş etine zarar verir.  Şiş olan diş etleri zarar görerek diş kökünü destekleme ve koruma özelliğini kaybeder.</p>
<p>Diş plakları: Diş köklerine yakın bölgelerde birken plak ve tartarlar diş hassasiyetine neden olur.</p>
<p>Diş Beyazlatma Ürünleri: Piyasada satılan peroksitli ve sodalı malzemelerden yapılmış olan diş beyazlatıcılar da diş hassasiyetine sebep verir.</p>
<p>Kırık ve çürük dişler: Ağız içerisinde oluşan kırık ve dişlerdeki çürükler de diş ve diş etlerinde hassasiyete neden olur. Bu sebeple diş sağlığı için mutlaka rutin kontrollere gidilmelidir.</p>
<p>Asitli yiyecek ve içerecekler: İçerisinde asit bulunan asitli yiyecek ve içecekler dişlerin enamel tabakasını eriterek zarar verir. Bu nedenle limon, narenciye veya meşrubat gibi ürünler kişilerde diş hassasiyetine neden olur.</p>
<p>Ağız çalkalama solüsyonları: Piyasada satılan asit içerikli solüsyonlar diş hassasiyetine sebep olabilir.</p>
<p>Dişler hassasiyete karşı nasıl korunabilir?</p>
<p>—Dişlerinize yumuşak diş fırçalarını kullanın ve sert değil daha yumuşak hareketlerle dişlerinizi fırçalayın</p>
<p>—Ağız içi ve diş temizliğinize dikkat edin</p>
<p>—Hassas dişler için üretilmiş diş macunlarını kullanın</p>
<p>—Florlu diş bakım ürünlerini kullanın</p>
<p>—Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara dikkat edin.</p>
<p>—Sıcak ve soğuk gıdaları birlikte tüketmeyin.</p>
<p>—Rutin olarak diş kontrollerinizi yaptırın.</p>
<p>Diş Hassasiyeti İçin Hangi işlemler uygulanabilir?</p>
<p>—Dişlerin açığa çıkan yüzeyleri düzeltilebilir.</p>
<p>—Diş etlerine müdahaleler yapılabilir.</p>
<p>—Dişlerde tartar ve plaklar varsa temizlenebilir.</p>
<p>—Dişlerin eksilen tabakalarına dolgu malzemeleriyle yenileme işlemi yapılabilir.</p>
<p>—Diş gıcırdamasına sebep olan sorunlar giderilebilir.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40021&type=feed" alt=" Diş hassasiyeti yemek keyfi kabus oluyor"  title="Diş hassasiyeti yemek keyfi kabus oluyor" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/dis-hassasiyeti-yemek-keyfi-kabus-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayrık ve kırık dişlerin tedavisinde ; “Lamina tedavisi”</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/ayrik-ve-kirik-dislerin-tedavisinde-%e2%80%9clamina-tedavisi%e2%80%9d.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/ayrik-ve-kirik-dislerin-tedavisinde-%e2%80%9clamina-tedavisi%e2%80%9d.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 21:41:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[lamina]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40020</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde diş tedavilerinde özellikle ön dişlerdeki estetik yaklaşımlarda büyük bir değişim söz konusu. Herkes daha beyaz, daha estetik ve daha özgün bir gülümseme peşinde. Dişlerde kesim ve aşınma yapılmadan uygulanabilen ‘lamina’ işlemi uygulamaları bu dönemin en popüler dental tedavileri arasında… Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, lamina yönteminin görünüşü olumsuz yönde etkileyen birçok diş bozukluklarında mükemmel bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/ayrik-ve-kirik-dislerin-tedavisinde-en-etkili-yontem-lamina-tedavisi-87471.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40062" title="ayrik-ve-kirik-dislerin-tedavisinde-en-etkili-yontem-lamina-tedavisi-8747" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/ayrik-ve-kirik-dislerin-tedavisinde-en-etkili-yontem-lamina-tedavisi-87471.jpg" alt="ayrik ve kirik dislerin tedavisinde en etkili yontem lamina tedavisi 87471 Ayrık ve kırık dişlerin tedavisinde ; “Lamina tedavisi”" width="300" height="180" /></a><br />
Günümüzde diş tedavilerinde özellikle ön dişlerdeki estetik yaklaşımlarda büyük bir değişim söz konusu. Herkes daha beyaz, daha estetik ve daha özgün bir gülümseme peşinde.<br />
<span id="more-40020"></span><br />
Dişlerde kesim ve aşınma yapılmadan uygulanabilen ‘lamina’ işlemi uygulamaları bu dönemin en popüler dental tedavileri arasında…</p>
<p>Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, lamina yönteminin görünüşü olumsuz yönde etkileyen birçok diş bozukluklarında mükemmel bir kozmetik çözüm olduğunu ifade ederek, lamina kaplamalarda ana unsurun, estetik sorunları olan dişlerin ön yüzlerine, porselenden hazırlanan tabakanın yapıştırılarak bu sorunlara estetik bir çözüm getirmek olduğunu açıkladı. Kışlaoğlu lamina kaplamaların, çoğu durumda sağlam yapıları ve bozulmayan renkleriyle dişlere doğal bir güzellik kazandırdığını belirterek aynı zamanda kullanım açısından da oldukça doğal bir yapıya sahip olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p>Lamina kaplamaların özellikleri…</p>
<p>Laminaların ağız içindeki görünümlerini doğal dişlerden ayırt etmek nerdeyse imkânsızdır.</p>
<p>Tırnak kalınlığında, istenen renk, boy ve formda özel olarak hazırlanmış bir porselen tabakasının dişin ön yüzüne yapıştırılarak doğal bir görüntü sağlanması amaçlanır. Bu yöntemde porselen kron uygulamasından farklı olarak sağlıklı dişler çok fazla prepare edilmez. Bunun yerine dişin ön yüzünden 0,3–0,7 mm bir diş tabakası kaldırılarak, hazırlanan porselen lamina özel bonding teknikleriyle bu bölgeye yapıştırılır.</p>
<p>Lamina tedavisinin aşamaları…</p>
<p>Öncelikle dişiniz işleme hazırlanır, üzerindeki artıklar temizlenir. Ardından dişinizin tam bir kopyasını elde etmek için ölçü alınır. Porselen malzemeden dişinize yapıştırılacak olan tabaka hazırlanır. Porselenden imal edilen bu kaplamalar ince, yarı geçirgen bir tabakadır. Mevcut bir diş üzerine mükemmel bir uyum ve hassasiyetle hazırlanıp yerleştirilirler. İşlem bittiğinde mükemmel bir kaynaşma beklenir.</p>
<p>Lamina tedavisi gerektiren durumlar…</p>
<p>Lamina kaplamalar temel olarak, renk değişikliklerinin giderilmesi olduğunu ifade eden Çağdaş Kışlaoğlu, belli bir dereceye kadar olan şekil bozukluklarında uygulanabilecek en iyi yöntem olduğunu belirterek başlıca uygulama alanlarını şu şekilde özetledi;</p>
<p>• Renklenmelerde, bleaching (diş beyazlatma) gibi metotlarla sonuç alınmayan ileri derecedeki antibiyotik, flor vb. lekelerinde kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında</p>
<p>• Ayrık dişleri bitiştirmede (diastema kapama)</p>
<p>• Kırık veya aşınmış dişlerin tedavisinde</p>
<p>• Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde</p>
<p>• Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedavi alternatifi olarak)</p>
<p>Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.</p>
<p>Lamina uygulamasının avantajları…</p>
<p>Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, lamina yönteminin çürük, aşınma, kırık veya yapısal bozukluklardan kaynaklanan durumlarda, dişlerin doğal bir görünüm kazanması açısından en etkili yöntem olduğunu açıkladı. Daha önceleri bu gibi olumsuz durumlarda dolgular ve tam kaplamalar tek çözüm iken, günümüzde daha çok lamina kaplamanın tercih edildiğini belirten Kışlaoğlu, lamina tedavisinin avantajlarını şöyle sıraladı;</p>
<p>· Diğer yenileme işlemlerine göre sağlık açısından üstünlükleri daha iyidir.</p>
<p>· Küçük bir müdahale ile sağlıklı ve doğal bir görünüş elde edilir.</p>
<p>· Dişinizde tırnak kalınlığında bir yuva açılması (ki bu da her zaman gerekmeyebilir) yeterlidir.</p>
<p>· Sağlam, renkleri bozulmayan ve dayanıklı malzemelerden üretilirler.</p>
<p>· Porselen yüzeyleri son derece pürüzsüz olacağı için sigara ve benzeri sebeplerden kaynaklanan lekelenmeleri ve diş taşı oluşumlarını minimuma indirmektedir.</p>
<p>· Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.</p>
<p>· Aşınmaya karşı direnci yüksektir.</p>
<p>· Tedavinin laboratuar aşaması sadece 3 -4 gündür.</p>
<p>Ancak gülümseme tasarımında bu süre sonunda, dudaklarınızın yeni görünümünüze uyum sağlaması 2 -3 haftayı bulabilmektedir. Bu uyum süresinde bazı dudak egzersizleri yapılması ve özellikle okuma egzersizleri tavsiye edilmektedir. Bu sürenin sonunda yüzünüzle tamamen bütünleşmiş ve yapay olduğu kesinlikle fark edilmeyen yeni dişlerinizle rahatlıkla gülümseyebilirsiniz.</p>
<p>Lamina işleminin dezavantajları…</p>
<p>Diğer yenileme işlemlerine göre biraz daha pahalı bir sistemdir.<br />
Hassas bir tekniktir.<br />
İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine teknik bilgisinin ve sanat yeteneğinin tam olması gerekir.</p>
<p>Lamina uygulaması uzun ömürlü müdür?</p>
<p>Lamina kaplamaların iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabileceğini belirten Kışlaoğlu, lamine kaplamaların diğer adeziv sistemlerden daha üstün özelliklere sahip porselenden imal edildiklerini ve bu sebeple lekelenme ve aşınmaya karşı daha dirençli olduğunu açıkladı. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerektiğini ifade ederek, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi alışkanlıklardan kaçınmak gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40020&type=feed" alt=" Ayrık ve kırık dişlerin tedavisinde ; “Lamina tedavisi”"  title="Ayrık ve kırık dişlerin tedavisinde ; “Lamina tedavisi”" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/ayrik-ve-kirik-dislerin-tedavisinde-%e2%80%9clamina-tedavisi%e2%80%9d.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş tedavisinde anestezi nasıl kullanılır</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/dis-tedavisinde-anestezi-nasil-kullanilir.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/dis-tedavisinde-anestezi-nasil-kullanilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 21:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aneztezisi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40019</guid>
		<description><![CDATA[Diş hekimi korkusu olan ya da iletişim kurulamayan çocukların genel anestezi altındaki tedavileri riskleri ortadan kaldırırken, çocuğun ailesinden ayrılmaması da tedavi sürecinde önem taşıyor. Çeşitli nedenlerle diş tedavileri yapılamayan çocuklarda genel anestezi kullanımı hem çocukların hem de ailelerin hayatını kolaylaştırıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, iletişim kurulamayan ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/dis-tedavisinde-anestezi-nasil-olmali-76001.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40060" title="dis-tedavisinde-anestezi-nasil-olmali-7600" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/dis-tedavisinde-anestezi-nasil-olmali-76001.jpg" alt="dis tedavisinde anestezi nasil olmali 76001 Diş tedavisinde anestezi nasıl kullanılır" width="300" height="180" /></a><br />
Diş hekimi korkusu olan ya da iletişim kurulamayan çocukların genel anestezi altındaki tedavileri riskleri ortadan kaldırırken, çocuğun ailesinden ayrılmaması da tedavi sürecinde önem taşıyor.<br />
<span id="more-40019"></span><br />
Çeşitli nedenlerle diş tedavileri yapılamayan çocuklarda genel anestezi kullanımı hem çocukların hem de ailelerin hayatını kolaylaştırıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, iletişim kurulamayan ya da diş hekiminden korkan çocuklarda tedavinin genel anestezi altında yapılmasının, sanılanın aksine birçok avantajı olduğunu söylüyor.</p>
<p>Genel anesteziyle, çürük dişlerin tedavisinden koruyucu uygulamaya kadar tüm işlemler tek seansta gerçekleştiriliyor ve bu sayede hem ailenin hem de çocuğun tedavi sürecinde yıpranması engellenmiş oluyor. Özellikle küçük yaştaki çocukların tedavi sırasında yaptıkları ani hareketlerle oluşabilecek yaralanma riskleri de böylelikle ortadan kalkıyor.</p>
<p>ÇOCUK AİLESİNDEN AYRILMAMALI</p>
<p>Doç. Dr. Şule Çıldır, tedavinin genel anestezi altında yapılmasına karar verilmeden önce çocuğun genel anestezi uzmanı tarafından da muayene edilerek anestezi almasında herhangi bir sakınca olup olmadığının kontrol edildiğini belirterek şu bilgileri veriyor: “İşlem günü hastanede çocuk ailesiyle birlikte küçük sürprizlerin bulunduğu özel bir odaya alınıyor. Anne babasının yanında, ağızdan veya fitil şeklinde ilaç verilerek rahatlatılıyor. İlacın etkisiyle hafif uyku haline geçen çocuk, ameliyathaneye alınıyor. Bu sayede anne babasından ayrıldığını hissetmiyor, sonrasında da anımsamıyor. Tüm çürük diş ve koruyucu tedavileri pedodontist tarafından tedavi edildikten hemen sonra uyandırılıyor. Uygulamanın ardından kısa süre içinde ailesinin yanına getirilen çocuk, gözlerini açtığında yine anne-babasını yanında buluyor. Bir-iki saat gözlem altında tutulduktan sonra aynı gün taburcu ediliyor ve normal hayatına devam ediyor.”</p>
<p>GENEL ANESTEZİ KİMLERE UYGULANABİLİR?</p>
<p>• Fiziksel engelli çocuklara,<br />
• Zihinsel engelli çocuklara,<br />
• Restoratif veya cerrahi tedaviye gereksinimi olan ancak akut enfeksiyon, anatomik varyasyonlar veya allerji nedeniyle lokal anestezi uygulanamayan çocuklara,<br />
• Acil tedaviye gereksinimi olmasına rağmen iletişim kurulamayan çocuklara,<br />
• Biberon çürüğü veya erken dönem çocukluk çağı çürükleri adı verilen yaygın çürüklere sahip olan küçük yaştaki çocuklara,<br />
• Genel anestezi yapıldığı takdirde tıbbi risklerin azalacağı (bazı kalp hastalıkları gibi sistemik hastalıkları olan) çocuklara,<br />
• Herhangi bir nedenle (uzak yerde oturulması, allerjik reaksiyon riski vb.) tedavisinin tek seansta tamamlanması gereken çocuklara.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40019&type=feed" alt=" Diş tedavisinde anestezi nasıl kullanılır"  title="Diş tedavisinde anestezi nasıl kullanılır" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/dis-tedavisinde-anestezi-nasil-kullanilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğa &#8216;acıtmayacak&#8217; diyerek kandırmayın</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/cocuga-acitmayacak-diyerek-kandirmayin.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/cocuga-acitmayacak-diyerek-kandirmayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 21:39:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[acımayacak]]></category>
		<category><![CDATA[cocuga]]></category>
		<category><![CDATA[demeyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40018</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, çocuğun ilk diş hekimi ziyareti için aileleri uyarıyor: &#8216;Acıtmayacak&#8217; derseniz, aklına ağrı hissini getirirsiniz. Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Şule Kavaloğlu Çıldır, ağız-diş bakımının çocukluk çağında başlamasının, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli rol oynadığını söylüyor. Çocukların ilk diş hekimi ziyareti hakkında ailelere tavsiyelerde bulunan Doç. Çıldır, “Çocuğa acıtmayacak derseniz çocuğun aklına ağrı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/cocuga-acitmayacak-demeyin-3234.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40058" title="cocuga-acitmayacak-demeyin-3234" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/cocuga-acitmayacak-demeyin-3234.jpg" alt="cocuga acitmayacak demeyin 3234 Çocuğa acıtmayacak diyerek kandırmayın" width="300" height="180" /></a><br />
Uzmanlar, çocuğun ilk diş hekimi ziyareti için aileleri uyarıyor: &#8216;Acıtmayacak&#8217; derseniz, aklına ağrı hissini getirirsiniz.<br />
<span id="more-40018"></span><br />
Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Şule Kavaloğlu Çıldır, ağız-diş bakımının çocukluk çağında başlamasının, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli rol oynadığını söylüyor.</p>
<p>Çocukların ilk diş hekimi ziyareti hakkında ailelere tavsiyelerde bulunan Doç. Çıldır, “Çocuğa acıtmayacak derseniz çocuğun aklına ağrı hissini getirmiş olursunuz. Diş hekiminin dişlerine bakmaktan başka hiçbir şey yapmayacağı konusunda çocuğunuza söz vermeyin. Bırakın çocuk, hekimini dinleyerek kendi izlenimleri ve hissettikleriyle üstesinden gelsin. Ayrıca çocuğunuzu diş hekimine götürürken kendi endişelerinizden dolayı muayene sonrası için oyuncak, dondurma veya benzeri ödüller için söz vermeniz, onun farklı ve zor bir şeyle karşı karşıya olduğunu hissetmesine neden olur. Çocuğunuzun sizin korku ve endişelerinizi hissetmeden diş hekimine gelmesini sağlamalısınız” diyor.</p>
<p>İHMAL EDİLEN ÇÜRÜKLER İLERİDE PROBLEM OLUYOR</p>
<p>Araştırmalar, çürük sıklığının 7-12 yaş arası çocuklarda yüzde 90’lara ulaştığını gösteriyor. Doç. Dr. Çıldır, “Bu nedenle çocuğun gelecekteki hem ağız ve diş hem de genel sağlığını koruyabilmek için çürükten koruyucu yöntemlerin uygulanması gerekiyor. Erken yaşta travma veya çürük nedeniyle dişini kaybeden çocukların ileride diş dizilerinde oluşabilecek çapraşıklıkları önlemede pedodonti önemli bir yer tutuyor” diye konuşuyor.</p>
<p>Pedodontistler, sadece mevcut olan diş ve dişeti hastalıklarının tedavisini gerçekleştirmekle kalmıyor, çürük risk tayini yaparak yeni çürük oluşumunu engellemek amacıyla çocuğa özel, uygulamalar da sunuyor.</p>
<p>“Burada önemli olan çocuğun kendi diş yapısı, tükürük yapısı ve beslenme alışkanlıklarına uygun olan çürükten koruyucu yöntemlerin uygulanması ve düzenli kontrollerin yapılmasıdır” diyen Doç. Dr. Şule Kavaloğlu Çıldır, küçük yaşta başlanan kişiye özel diş bakımının, diş hekimi korkusunu önlemede de etkili olduğunu söylüyor.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40018&type=feed" alt=" Çocuğa acıtmayacak diyerek kandırmayın"  title="Çocuğa acıtmayacak diyerek kandırmayın" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/cocuga-acitmayacak-diyerek-kandirmayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişi ağrımadan hekime gidenler sağlıga sağlık katıyor</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/disi-agrimadan-hekime-gidenler-sagliga-saglik-katiyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/disi-agrimadan-hekime-gidenler-sagliga-saglik-katiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 21:38:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrımadan]]></category>
		<category><![CDATA[dişi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40017</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, ağrımayan dişlerin sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini ve diş çürümesine en çok şekerli gıdaların yol açtığını ifade ediyor. Bursa Ağız ve Diş Sağlık Merkezi’nden uzmanlar sitlerin dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturduğunu açıklayarak, bu deliklerin giderek genişlediğini ve küçük oyuklar haline geldiğini ifade etti. Diş minesinin erimesinden sonra çürüğün hızla ilerlediğini, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/disi-agrimadan-hekime-gidenler-saglik-buluyor-7578.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40056" title="disi-agrimadan-hekime-gidenler-saglik-buluyor-7578" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/disi-agrimadan-hekime-gidenler-saglik-buluyor-7578.jpg" alt="disi agrimadan hekime gidenler saglik buluyor 7578 Dişi ağrımadan hekime gidenler sağlıga sağlık katıyor" width="300" height="180" /></a><br />
Uzmanlar, ağrımayan dişlerin sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini ve diş çürümesine en çok şekerli gıdaların yol açtığını ifade ediyor.<br />
<span id="more-40017"></span><br />
Bursa Ağız ve Diş Sağlık Merkezi’nden uzmanlar sitlerin dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturduğunu açıklayarak, bu deliklerin giderek genişlediğini ve küçük oyuklar haline geldiğini ifade etti.</p>
<p>Diş minesinin erimesinden sonra çürüğün hızla ilerlediğini, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana geldiğini söyleyen uzmanlar, “Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık sebeplerinden biridir” dedi.</p>
<p>Dişlerin ağrımamasının sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini söyleyen uzmanlar, “Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerek. Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır” diye konuştu.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40017&type=feed" alt=" Dişi ağrımadan hekime gidenler sağlıga sağlık katıyor"  title="Dişi ağrımadan hekime gidenler sağlıga sağlık katıyor" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/disi-agrimadan-hekime-gidenler-sagliga-saglik-katiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız kokusu boşanma ve iş kaybına yol açabilir</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/agiz-kokusu-bosanma-ve-is-kaybina-yol-acabilir.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/agiz-kokusu-bosanma-ve-is-kaybina-yol-acabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 21:36:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sebp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40053</guid>
		<description><![CDATA[Sağlığımızı ve sosyal yaşantımızı olumsuz etkileyen, ağız kokusu beslenme alışkanlıklarıyla ilişkili olarak gelişebilir, mide ve diğer sistemik rahatsızlıkların bir göstergesi olabilir. Ağız kokusunun başta gelen nedeniyse daha çok dişlerdeki iltihap ve çürüklerdir. Ciddiye alınması gereken ağız kokusu konusunda merak edilenleri Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu anlatıyor. Ağız Kokusunun Sosyal Yaşantıya Etkileri Sanıldığından çok daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/agiz-kokusu-bosanma-ve-is-kaybina-neden-olabilir-6427.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40054" title="agiz-kokusu-bosanma-ve-is-kaybina-neden-olabilir-6427" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/agiz-kokusu-bosanma-ve-is-kaybina-neden-olabilir-6427.jpg" alt="agiz kokusu bosanma ve is kaybina neden olabilir 6427 Ağız kokusu boşanma ve iş kaybına yol açabilir" width="300" height="180" /></a><br />
Sağlığımızı ve sosyal yaşantımızı olumsuz etkileyen, ağız kokusu beslenme alışkanlıklarıyla ilişkili olarak gelişebilir, mide ve diğer sistemik rahatsızlıkların bir göstergesi olabilir.<br />
<span id="more-40053"></span><br />
Ağız kokusunun başta gelen nedeniyse daha çok dişlerdeki iltihap ve çürüklerdir. Ciddiye alınması gereken ağız kokusu konusunda merak edilenleri Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu anlatıyor.</p>
<p>Ağız Kokusunun Sosyal Yaşantıya Etkileri</p>
<p>Sanıldığından çok daha yaygın görülen ağız kokusu; kişinin iş, arkadaş ve hatta aile yaşamını etkileyebilecek bir konu olup, çoğu zaman kişide mahcubiyete ve buna bağlı olarak da sosyo &#8211; psikolojik problemlere sebep olur. Birçok kişi ağız kokusu yüzünden konuşmaktan ve iletişimden kaçar. Hatta evli kişilerde boşanmalara bile neden olabilir. Eğer çalışıyorsa mesleği açısından da tehlike oluşturabilir. Özellikle tiyatrocu, satış temsilcisi gibi yakın temas halinde çalışan kişilerin iş yaşamını zora sokar.</p>
<p>Bu nedenle ağız kokusunun ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Diş Hekimi Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, kokunun basitçe diş taşlarından kaynaklanabileceği gibi, ağızdaki eski dolgu ve kron-köprülerin bozulmuş diş eti ilişkilerinden oluşabileceğini de vurguladı.</p>
<p>Ağız Kokusunun Nedenleri</p>
<p>Dişlerden kaynaklanan kötü kokuların tedavisi diğer sebeplere göre daha kısa sürede sonuç verir. Bu konuda Diş Hekimi Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, ağız kokusu şikâyeti ile gelen hastaları öncelikle tam bir ağız muayenesinden geçirerek, sorunun birden fazla nedene mi dayandığını tespit ettikten sonra tedaviye başladığını belirtti.</p>
<p>“Ağız kokusu bazen ağız temizliğine yeterli önemin verilmemesi, ağız iltihapları, ileri dişeti hastalıkları veya diş çürükleri, bazen de ağız kuruluğu gibi sebeplerin bir ya da birkaçından kaynaklanıyor olabilir” diyerek ağız kokusunun sebeplerini sıralayan, Dr. Kışlaoğlu; ağız hijyenine yeterli önemin verilmemesinden kaynaklanan ağız kokusunu gidermek için diş taşlarını temizlediğini ve kişiye ağız bakımı için neler yapması gerektiğini uygulamalı olarak gösterdiğini belirtti. Eğer ağız kokusu ağız enfeksiyonlarından ileri geliyorsa enfeksiyonlar tedavi ediliyor, tedavi sırasında gömük ve sorunlu dişler varsa çekim yapılıyor. Ağız kuruluğundan ileri gelen kötü ağız kokusu da hastaya tükürük salgısını artıracak yöntemlerle önleniyor.</p>
<p>Ağız Kokusunu Gidermenin Yolları</p>
<p>- Ağız içi bakterilerle savaşan bir baharat olduğu için tarçın kullanın.</p>
<p>- Kötü kokuya sebep olan ağız kuruluğunu engellemek için daha fazla su için, diş çürüklerine sebep olacağından şeker tüketiminizi azaltın.</p>
<p>- Yiyeceklerle tükürük salgısının iyice karışması ve ağızda yemek parçası kalma olasılığının azalması için lokmaları iyi çiğneyin.</p>
<p>- Diş fırçasının çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebileceği için diş ipi kullanın.</p>
<p>- Ağız kokusunu önlemek için doğal kaynaklardan da yararlanılabilir. Nane bunlardan en önemlisi. Naneli sakızlar, şekerler kullanabilirsiniz.</p>
<p>- Öğün aralarında taze meyve yiyin.</p>
<p>- Uzun süre aç kalmayın.</p>
<p>- Ağız kuruluğuna neden olduğundan ve diş eti hastalıklarına da zemin hazırlayarak ağız kokusu oluşturacağından sigara içmeyin.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40053&type=feed" alt=" Ağız kokusu boşanma ve iş kaybına yol açabilir"  title="Ağız kokusu boşanma ve iş kaybına yol açabilir" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/agiz-kokusu-bosanma-ve-is-kaybina-yol-acabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin sağlığı için düşünce detoks</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/beyin-sagligi-icin-dusunce-detoks.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/beyin-sagligi-icin-dusunce-detoks.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 20:25:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[detoks]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkgı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40016</guid>
		<description><![CDATA[Akıl sağlığınızı yeni yılda da korumak adına öncelikle kendinizi mutlu edecek uğraşlarla ilgilenin. Bol bol spor yapın, sigarayı bırakın ve düşüncelerinizdeki toksinlerden kurtulun Yeni yılla birlikte, beynimiz bir yıl daha yaşlandı&#8230; Yaşlanma, doğumla başlar ve ölene kadar devam eder. Bu süre içinde beynimizi zinde ve sağlıklı tutmanın ise önemi büyüktür. Önemli olan; çok yaşamak değil, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/beyin-sagligi-icin-dusunce-detoks-7989.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40049" title="beyin-sagligi-icin-dusunce-detoks-7989" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/beyin-sagligi-icin-dusunce-detoks-7989.jpg" alt="beyin sagligi icin dusunce detoks 7989 Beyin sağlığı için düşünce detoks" width="300" height="180" /></a><br />
Akıl sağlığınızı yeni yılda da korumak adına öncelikle kendinizi mutlu edecek uğraşlarla ilgilenin. Bol bol spor yapın, sigarayı bırakın ve düşüncelerinizdeki toksinlerden kurtulun<br />
<span id="more-40016"></span><br />
Yeni yılla birlikte, beynimiz bir yıl daha yaşlandı&#8230; Yaşlanma, doğumla başlar ve ölene kadar devam eder. Bu süre içinde beynimizi zinde ve sağlıklı tutmanın ise önemi büyüktür. Önemli olan; çok yaşamak değil, sağlıklı bir akıl ve bedenle bu süreyi geçirmektir. Nörolog Doç. Dr. Serdar Dağ, beyin sağlığını korumanın yollarını anlattı:</p>
<p>DÜZENLİ SPOR YAPIN<br />
Düzenli spor yapmak beyin açısından çok önemlidir. Bir insanın beden yorgunluğu ile zihinsel yorgunluğu eşit olmalıdır. Özellikle yoğun iş temposunda çalışan kişilerin daha fazla ve düzenli spor yapmaları gerekir. Spor; beynin kan akımını artırarak daha iyi beslenmesini sağlar.</p>
<p>SİGARAYI BIRAKIN<br />
Kendimize yeni hobiler ve ilgi alanları bularak beynimizi zinde tutmak ve stresi başka alanlara yönlendirerek yok etmeye çalışmalıyız. Rahatlamalıyız&#8230;<br />
Yeni yılda sigara içiyorsanız kesinlikle bırakın! Sigaranın beyin hücrelerini tahrip ettiği ve yeni hücrelerin üretilmesini durdurduğu yapılan araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Sigara içen kişilerdeki beyin-damar hastalığı (inme gibi) riski, içmeyenlere göre dört kat yüksektir. Dudaklarımıza dumanın değdiği andan itibaren 8 saniyede beyne ulaşan nikotin, her nefes sigara çekiminde yaklaşık 50 bin beyin hücremizin ölümüne sebep olur. Ve ölen bu hücreler asla yenilenmez.</p>
<p>KONTROLDEN GEÇİN<br />
Düzenli bir hayat sürüp uykunuzu iyi alın. Ayrıca alkolden olabildiğince uzak durup sosyal içici olmayı tercih edin.<br />
Düzenli olarak sağlık kontrolü yaptırın. Özellikle ailesinde beyinle ilgili felç, kanama, demans yani bunama ve tümör gibi rahatsızlığı olanlar, mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.<br />
İyi beslenmek, beyin sağlığı açısından çok önemlidir. Tabiat, her türlü sıkıntının ve acının çaresini bünyesinde barındırır. Doğadaki meyveler, sebzeler, şifalı bitkiler, baharatlar ve hayvansal gıdalar, bizleri daha sağlıklı ve daha mutlu kılmak içindir.</p>
<p>HER FIRSATTA TATİLE ÇIKIN<br />
Mümkün olduğunca sık tatil yapmak tüm sorunlardan ve iş stresinden bir gün bile olsa uzak kalmak beynimizi zinde tutar. Tatili, yılda bir kez uzun süre yapılan zorunlu bir dinlenme zamanı olarak görmemek gerekir.</p>
<p>AŞK MUTLU EDER<br />
Yeni yılda ilişkilerimizi ve iş hayatımızı gözden geçirip düşünce detoksu yapmak; depresyonu önler. Stresin yol açtığı depresyon, beyin hücrelerine zarar verip birçok hastalığa zemin hazırlar ve yaşam kalitesini düşürür.<br />
Yeni aşklar herkesi mutlu eder. Fakat karşılıksız aşklardan kaçınmak ve aşkı takıntı haline dönüştürmemek, yani aşk hastalığına yakalanmamak gerekir.</p>
<p>UNUTKANLIĞA BALIK STRESE KARŞI BADEM<br />
Beyin hastalıklarının oluşmasında; tansiyon, şeker gibi hastalıkların varlığı tartışılmaz. Yaşam için gerekli olan gıdaların tüketilmesi ise birçok hastalığın oluşumunu engeller. İşte, size birkaç örnek&#8230;<br />
Beyni genç tutmak için: Arı poleni, üzüm çekirdeği, A, E, C ve B vitaminleri, balık, yeşil çay ve gingko biloba çok faydalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler ile mevsiminde yetişmiş meyvelere de ağırlık verilmelidir&#8230;<br />
Unutkanlık için: B vitamini, balık ve balık yağı, E ve C vitamini, gingko biloba, ada çayı, yeşil çay, meyve çayları, kahve, çay, biberiye, zencefil, karabiber faydalıdır. Özellikle kakulenin, beyni canlandırıcı etkisi vardır.<br />
Strese karşı: B vitaminleri tüketilmelidir. Badem, tahıl ürünleri, makarna, irmik, zeytinyağlı yemekler, taze süt ürünleri, meyve suları, balık yemek strese iyi gelir. Ayrıca, fesleğen, limon, ve gül suyu tavsiye edilir.</p>
<p>PROF. DR. SEDAT ÖZKAN PSİKİYATRİST<br />
DUYGULARINIZI SERBEST BIRAKIN<br />
Ruhunuzu önemseyin. Ruhun en önemli besinleri; öğrenme ve sevgidir.<br />
Okuyun, gezin ve öğrenmeye açık olun.<br />
İnsan ilişkilerinde yargıdan uzak durun. İnsanları anlamaya çalışın. Onları dinleyin ve kendilerini ifade edebilmelerine fırsat verin.<br />
Serbest düşünün ve özgürce ifade edin.<br />
Her gün yeni bir şeyler öğrenin.</p>
<p>AİLE DÜZENİNE ÖNEM VERİN<br />
Çalışan, üreten, okuyan, öğrenen insan her zaman daha mutludur.<br />
Değişen durumlara kolay adapte olun.<br />
Ailenize ve sosyal ilişkilere önem verin.<br />
Gerçekçi olun ama hayal kurmaktan korkmayın. Hayallerinizi gerçekle yoğurun.<br />
İmkansızı düşünmekten korkmayın, mümkün olanın en iyisini yapın.<br />
Duygularınızı bastırmayın. Sevdiklerinizle iletişimde olun. Çekirdek ailenizi koruyun.</p>
<p>PROF. DR. MANSUR BEYAZYÜREK PSİKİYATRİST<br />
DAHA ÇOK SANAT DAHA AZ MAÇ !<br />
Sinema, tiyatro, müze, konser salonu ve kütüphane gibi sanatsal mekanlar insanın ruh sağlığını olumlu etkiler; buralara gidin&#8230;<br />
Özellikle futbol maçları sonrası saatler süren maç geyikleri, izleyenlerin ruh sağlığını gerçekten bozuyor. Sonucu değişmeyecek, bitmiş bir 90 dakikanın saatlerce tartışılması, şiddet içeren davranış ve söylemler futboldaki şiddetin en önemli kaynağı.</p>
<p>YARINDAN ENDİŞELENMEYİN<br />
&#8220;Ekonomik olarak büyüyoruz, zenginleşiyoruz&#8221; söylemleri ruh sağlığı için fazla bir şey ifade etmiyor. Bunları hayatınızdan çıkartın.<br />
Doğayla iç içe olun. Bir hayvan edinin.<br />
Öğrenilmiş çaresizlik; depresyonun gelişmesi açısından çok önemlidir. Yarınlarından endişelenmeyen insanların sayısı ne kadar çok olursa; toplumumuzu depresyondan koruruz.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40016&type=feed" alt=" Beyin sağlığı için düşünce detoks"  title="Beyin sağlığı için düşünce detoks" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/beyin-sagligi-icin-dusunce-detoks.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmaya karşı  15 antioksidan!</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/yaslanmaya-karsi-15-antioksidan.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/yaslanmaya-karsi-15-antioksidan.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 20:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlanmaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40015</guid>
		<description><![CDATA[Onlar yüzünden kırışıyor, onlar yüzünden solgun görünüyoruz. Masraflı detoks programları da onlar yüzünden çıktı: Vücudumuzdaki can sıkıcı atık maddeler! Onlar yüzünden kırışıyor, onlar yüzünden solgun görünüyoruz. Masraflı detoks programları da onlar yüzünden çıktı: Vücudumuzdaki can sıkıcı atık maddeler! Bu 15 antioksidan gıda tüm bu sorunları tam anlamıyla silip götürecek! Limon Limon ünlüler dünyasında da en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/yaslanmaya-karsi-dogadan-15-antioksidan-2324.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40047" title="yaslanmaya-karsi-dogadan-15-antioksidan-2324" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/yaslanmaya-karsi-dogadan-15-antioksidan-2324.jpg" alt="yaslanmaya karsi dogadan 15 antioksidan 2324 Yaşlanmaya karşı  15 antioksidan!" width="300" height="180" /></a><br />
Onlar yüzünden kırışıyor, onlar yüzünden solgun görünüyoruz. Masraflı detoks programları da onlar yüzünden çıktı: Vücudumuzdaki can sıkıcı atık maddeler!<br />
<span id="more-40015"></span><br />
Onlar yüzünden kırışıyor, onlar yüzünden solgun görünüyoruz. Masraflı detoks programları da onlar yüzünden çıktı: Vücudumuzdaki can sıkıcı atık maddeler!</p>
<p>Bu 15 antioksidan gıda tüm bu sorunları tam anlamıyla silip götürecek!</p>
<p>Limon</p>
<p>Limon ünlüler dünyasında da en iyi detoks yiyeceği olarak kabul ediliyor. Neden mi? Oldukça yüklü bir C vitamini kaynağı olmasının yanı sıra, limon vücudunuzun Ph ve asit – alkali değerlerini dengede tutmaya yarıyor. Bu demektir ki, vücudunuzda faydalı bakteriler daha kolay üreyebilecek ve dışarıdan aldığınız zararlı maddeler kolaylıkla atılabilecek. Sabahları çayınızın içine bolca limon sokmaya başlayın, bakalım değişikliği fark edebilecek misiniz?</p>
<p>Acai Berries</p>
<p>Küçükcük olabilirler ama Acai çilekleri dünyadaki en güçlü antioksidanlardan biridir, üstelik enerjinizi de oldukça arttırırlar. Vücudunuzdaki fazla yağdan, zararlı serbes radikallerden ve karbonhidratlardan arındırırlar. Şimdilerde marketlerde bu meyveler suyu sıkılmış bir şekilde satıyorlar. Yapmanız gereken tek şey, doğal olanları seçmeye dikkat etmek.Kurt üzümü</p>
<p>Bu elips şeklindeki küçük kırmızı meyveler genellikle kurutulmuş şekilde satılıyor.Bu küçük meyveler içinde vitaminler, beta karotenkler ve kansere karşı bağışıklığı arttıran maddelerle dolu küçük kırmızı bombalar gibiler. Antioksidan etkisi için ise günde bir avuç kurt üzümünü atıştırmalık olarak yiyebilir veya sabah yediğiniz yulafınızın içine katabilirsiniz.</p>
<p>Nar</p>
<p>Antioksidan olarak çok kuvvetli bir meyve daha. Mücevher görünümlü her küçük tanecik, flavenoidslerin yanı sıra A, C, E vitaminleri, folik asit ve demir içeriyor. Ayrıca cildinize de çok iyi geliyor.Yeşil sebzeler</p>
<p>İşte annenizin size sürekli yeşil sebzeler yedirmek istemesinin nedeni; lifleri sayesinde sindirimi ve dolayısıyla toksinlerden kurtulmanızı kolaylaştırdığı gibi; A, C,E vitaminleri ve demir bakımından da çok zenginler. Bu sebzelerden en fazla besin değerini almak için, çiğ olarak ya da salata formunda tüketmeye çalışın.</p>
<p>Sarımsak</p>
<p>Nefesinizi biraz kokutuyor olabilir ama sarımsak sağlığınız için çok faydalıdır. Her bir dişi oldukça fazla antioksidan içermesinin yanı sıra aynı zamanda allicin adlı maddeyi doğal olarak içinde taşır. Bu madde vücudunuzda antioksidan etkisi görür.Keten tohumu</p>
<p>Günde sadece 2 yemek kaşığı keten tohumu günlük omega 3 ihtiyacınzın ve doymamış yağ ihtiyacınızın tamamını karşılar. Bu tohumlar ayrıca magnesyum, lifler ve antioksidanlar içerir.</p>
<p>Brezilya kestanesi</p>
<p>Tuzlanmamış, işlemden geçirilmemiş haliyle bu kestaneler detoks diyetiniz için mutlaka gerekli. Bu kestanelerde bağışıklığınızı güçlendiren ve enerjik olmanızı sağlayan selenyum maddesi var, bunun yanı sıra E vitamini, bakır, magnesyum, manganez, potasyum, kalsiyum ve demir de içeriyor.Beyaz çay</p>
<p>Yeşil çayın detoksunuza ne kadar faydalı olduğunu eminim her zaman duyuyorsunuz, fakat iş antioksidan açısından zenginliğe gelince, beyaz çayı mutaka denemelisiniz. Beyaz çay, çay bitkisinin henüz tam olgunlaşmamışken toplanan yapraklarının kurutulmasıyla elde ediliyor.</p>
<p>Isırgan otu</p>
<p>Yaprak olarak bakıldığında belki biraz başbelası olabilirler, ama ısırgan otları çayınızın ya da çorbanızın içinde tüketildiğinde, doğadaki en iyi antioksidanlardan biridir.</p>
<p>Kahverengi pirinç</p>
<p>Beyaz karbonatlar yerine tam tahıllı yiyeceklere yönelmek, akıllı bir hareket olur. Kahverengi pirincin bir porsiyonundan B vitamini, protein, manganese, selenyum, magnesyum ve birkaç çeşit protein alaabilirsiniz.</p>
<p>Yosun</p>
<p>Yosunun yüzyıllardır Japon Mutfağı’nın vazgeçilmez besinlerinden biri olmasının iyi bir nedeni var.. . Yosun içinde başta magnezyum, olmak üzere 25 farklı vitamin ve mineral barındırıyor.Tere</p>
<p>Bir dahaki sefere kendinize bir salata hazırladığınızda, içine mutlaka tere de katın. Bu lifli yeşil sebzeler içeriğinde B1, B2, B6, C ve E vitaminlerinin yanı sıra, mangenese, caroten ve potasyum gibi mineraller de bulunduruyor.</p>
<p>Bakliyat ürünleri</p>
<p>Eğer iyileşme sürecindeyseniz ve enerji ve proteine ihtiyacınız varsa, bakliyatlar tam da ihtiyacınız olan şeyler. Vücudunuzun sağlıklı hücreleri üretmesini sağlarlar ve detoks sürecinde de oldukça etkilidirler.</p>
<p>Rezene</p>
<p>Rezeneyi çay olarak tüketebilir ya da yemeklerinizin içine kök olarak katabilirsiniz.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40015&type=feed" alt=" Yaşlanmaya karşı  15 antioksidan!"  title="Yaşlanmaya karşı  15 antioksidan!" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/yaslanmaya-karsi-15-antioksidan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masabaşı çalışanları için alternatif spor hareketleri</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/masabasi-calisanlari-icin-alternatif-spor-hareketleri.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/masabasi-calisanlari-icin-alternatif-spor-hareketleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 20:22:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[masabaşı]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40014</guid>
		<description><![CDATA[Saatlerce bilgisayar başında çalışmak, vücut yapısına uygun olmayan koltuklarda oturmak, ağır yük taşımak, yanlış pozisyonda eğilme, kaldırma ya da çekme gibi fiziksel güç gerektiren &#8230; Saatlerce bilgisayar başında çalışmak, vücut yapısına uygun olmayan koltuklarda oturmak, ağır yük taşımak, yanlış pozisyonda eğilme, kaldırma ya da çekme gibi fiziksel güç gerektiren işlerde çalışmak, bel, boyun, sırt ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/masabasi-calisiyorsaniz-bu-egzersizi-yapin-8661.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40044" title="masabasi-calisiyorsaniz-bu-egzersizi-yapin-8661" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/masabasi-calisiyorsaniz-bu-egzersizi-yapin-8661.jpg" alt="masabasi calisiyorsaniz bu egzersizi yapin 8661 Masabaşı çalışanları için alternatif spor hareketleri" width="300" height="180" /></a><br />
Saatlerce bilgisayar başında çalışmak, vücut yapısına uygun olmayan koltuklarda oturmak, ağır yük taşımak, yanlış pozisyonda eğilme, kaldırma ya da çekme gibi fiziksel güç gerektiren &#8230;<span id="more-40014"></span></p>
<p>Saatlerce bilgisayar başında çalışmak, vücut yapısına uygun olmayan koltuklarda oturmak, ağır yük taşımak, yanlış pozisyonda eğilme, kaldırma ya da çekme gibi fiziksel güç gerektiren işlerde çalışmak, bel, boyun, sırt ve omuz ağrılarına yol açıyor.</p>
<p>Medicana International Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. İsmail Özturan, yaptığı açıklamada, yoğun iş temposuna bağlı ofis ve işyeri ağrılarının yaşam kalitesini bozduğunu söyledi.</p>
<p>Ergonomi teriminin Yunanca iş anlamına gelen “ergos” ve yasa anlamına gelen “nomos” sözcüklerinden oluştuğunu ifade eden Özturan, genel anlamda yaşamın insana uydurulmasını hedefleyen ve insan kullanımına yönelik tasarım, çalışma ve yaşama koşullarının en uygun hale getirilmesini amaçlayan uygulamaların bütünü olduğunu belirtti.</p>
<p>Özturan, geçmişte işe bağlı kas iskelet hastalıklarının ağır fiziksel aktivite ile çalışanlarda görüldüğü düşünülürken, günümüzde bilgisayar kullanıcılarının da işe bağlı kas iskelet hastalıkları için yüksek risk altında olduğunun kabul edildiğini ifade etti.</p>
<p>Bilgisayar kullanıcılarında işe bağlı kas iskelet hastalıklarının, en sık boyun ve üst ekstremitelerde daha az sıklıkta ise sırt ve belde görüldüğünü anlatan Özturan, bu rahatsızlıkların çalışma hayatında iş verimi, maliyet ve çalışanların yaşam kaliteleri üzerinde oldukça önemli etkiler yarattığını dile getirdi.</p>
<p>Üst ekstremit hastalıklarının boyun ve omuz ağrıları olduğunu belirten Özturan, kişinin işini yaparken aldığı kötü postür veya fiziksel pozisyonun, çalışırken harcadığı kuvvetin, tekrarlayıcı hareketlerin ve soğuğa maruz kalma gibi durumların boyun ağrıları için ergonomik risk faktörleri olduğunu söyledi.</p>
<p>Kaldırma itma gibi hareketleri yapanlarda bel ağrısı riski 3 kat fazla</p>
<p>Özturan, karpal tünel sendromunda (KTS), tipik olarak elin ilk 3 parmağında olan özellikle gece artan yanıcı ağrı, hassasiyet, uyuşukluk ve karıncalanmanın söz konusu olduğunu ifade etti.</p>
<p>Elde sıkı yumruk yapma hareketi sırasında el bileğinin küçük parmak yönüne kaydırılması ile ağrı oluşabildiğini de belirten Özturan, “Kolaylıkla kıvrılan parmakların açılırken zorlanma ve sonrasında ses çıkararak açılması ile karakterize olan &#8216;tetik parmak&#8217; durumu olabilir. Tenisçi dirseği halinde de dirsek, dış yüzünde ağrı ile kendini belli eder. Torasik çıkış sendromu diye isimlendirilen durumda özellikle kolun iç yanına ağrı ve uyuşukluk yayılır” diye konuştu.</p>
<p>Özturan, kaldırma, indirme, itme, çekme, taşıma, tutma gibi kombine hareketleri yapan işçilerin, diğer işlerde çalışanlara oranla 3 kat daha fazla bel ağrısına yakalandıklarının tespit edildiğini kaydetti.</p>
<p>Oturarak çalışanlar 45 dakikada bir 5 dakika dolaşmalı</p>
<p>Basit bazı ergonomik kuralları bildiren Özturan&#8217;ın verdiği bilgiye göre, ayakta dururken mümkün olduğunca sabit pozisyonda kıpırdanmadan durulmaması, sırayla ayaklara ağırlık aktararak pozisyon değiştirilmeli. Sabit durulacaksa sırtın düz olması, aşırı çukurlaştırmamasına dikkat edilmeli. Eğer uzun süre ayakta durmayı gerektiren bir aktivite yapılacaksa, bir basamağa sıra ile ayaklar kaldırılarak ağırlık aktarımı yapılmalı.</p>
<p>Oturma durumunda sırt arkaya tam olarak yapıştırılmalı. Bele küçük bir yastık konulabilir ve dik oturulmalı. Dizlerden birinin veya ikisinin kalçadan yukarıda olmasına dikkat edilmeli. Kol destekli iskemleler tercih edilmeli.</p>
<p>Masada oturma pozisyonunda iskemle kişinin omurga yapısına, boy ve kilosuna uygun olmalı. İskemlenin yüksekliği ayarlanabilir olmalı, oturulduğunda ayaklar yerde iken uyluklar yere paralel olacak şekilde yüksekliği ayarlanmalı. Sert kenarlıklı iskemleler uyluklardaki kan dolaşımını bozabileceğinden yumuşak kenarlıklı iskemle seçilmeli. Zeminde kolay yer değiştirmesi amacıyla iskemle tekerlekli olmalı; iskemlenin bel desteği yoksa küçük bir yastık veya havlu rulosu kullanılmalı. Bükülmeyi önleyici iş yeri düzenlemesi yapılmalı.</p>
<p>Bilgisayar monitörünün yeri göz seviyesinde ya da hafif aşağısında olmalı. Klavyenin yeri dirsek seviyesinde olmalı, ön kol ve bilekler yere paralel, doğru düzlemde olmalı. Masaya yakın oturulmalı. Öne doğru eğilmeyi önlemek için masa 15 derece eğimli olmalı. Daktilo, bilgisayar gibi araçlar kullanılıyorsa cihaz yaklaştırılmalı. Uzun süre oturulmamalı. Yaklaşık 45 dakikalık sürekli oturmadan sonra kalkıp 5 dakika kadar dolaşılmalı. Araba kullanırken de düzenli aralar verilmeli. Direksiyona yakın, sırt koltuğa tam temas edecek şekilde dik oturulmalı. Yol vibrasyonunu absorbe edebilmek için eldiven giyilmeli.</p>
<p>Yatma pozisyonunda sunta veya tahta üzerine konmuş orta sertlikteki şiltelerde yatılmalı. En uygun yatış pozisyonu omurganın doğal eğriliklerini destekleyen, aynı zamanda omurgayı olabildiğince düz tutan biçim olduğu unutulmamalı. Sırtüstü yatılırsa kalça ve dizler kırılmalı.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40014&type=feed" alt=" Masabaşı çalışanları için alternatif spor hareketleri"  title="Masabaşı çalışanları için alternatif spor hareketleri" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/masabasi-calisanlari-icin-alternatif-spor-hareketleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçuş öncesi aspirin içmek konusu hâlâ münakaşalarda</title>
		<link>http://www.saglikhayat.com/ucus-oncesi-aspirin-icmek-konusu-hala-munakasalarda.html</link>
		<comments>http://www.saglikhayat.com/ucus-oncesi-aspirin-icmek-konusu-hala-munakasalarda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 20:19:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilty</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uçuş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhayat.com/?p=40040</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun büyük toplardamarlarında oluşan pıhtıları tıpta &#8216;derin ven trombozu&#8217; olarak tanımlarız. Uzun süreli uçuşlar, damarlarda pıhtı oluşumu &#8230; Önümüzdeki hafta uzun bir uçuş yapacağım. Bacaklarımda pıhtı oluşmasından çok korkuyorum. Uçağa binmeden aspirin içmemin işe yaraması mümkün mü? F.N./Ankara Vücudun büyük toplardamarlarında oluşan pıhtıları tıpta &#8216;derin ven trombozu&#8217; olarak tanımlarız. Uzun süreli uçuşlar, damarlarda pıhtı oluşumu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/ucus-oncesi-aspirin-icmek-konusu-hala-tartisiliyor-8406.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-40041" title="ucus-oncesi-aspirin-icmek-konusu-hala-tartisiliyor-8406" src="http://www.saglikhayat.com/wp-content/uploads/ucus-oncesi-aspirin-icmek-konusu-hala-tartisiliyor-8406.jpg" alt="ucus oncesi aspirin icmek konusu hala tartisiliyor 8406 Uçuş öncesi aspirin içmek konusu hâlâ münakaşalarda" width="300" height="180" /></a><br />
Vücudun büyük toplardamarlarında oluşan pıhtıları tıpta &#8216;derin ven trombozu&#8217; olarak tanımlarız. Uzun süreli uçuşlar, damarlarda pıhtı oluşumu &#8230;<br />
<span id="more-40040"></span><br />
Önümüzdeki hafta uzun bir uçuş yapacağım. Bacaklarımda pıhtı oluşmasından çok korkuyorum. Uçağa binmeden aspirin içmemin işe yaraması mümkün mü? F.N./Ankara</p>
<p>Vücudun büyük toplardamarlarında oluşan pıhtıları tıpta &#8216;derin ven trombozu&#8217; olarak tanımlarız. Uzun süreli uçuşlar, damarlarda pıhtı oluşumu riskini artırır. Altı saatten kısa uçuşlarda ise bu durum oldukça nadir görülür.</p>
<p>KABİN İÇİNDE YÜRÜYÜN<br />
Hamilelik bazı hormonlar (özellikle östrojen), ileri yaş, kilo fazlalığı, aşırı hareketsiz bir yaşam ve kalp yetmezliği ile pıhtılaşma hastalıkları da uzun uçuşlarda &#8216;derin ven trombozu&#8217; riskini arttırır. Uçuş öncesi aspirin kullanıp kullanmamak konusunda ise tartışmalar devam ediyor. Aerospace Tıp Birliği, aspirin kullanımını desteklerken, Amerikan Göğüs Hekimleri Okulu ve İngiliz Tıp Birliği ise aspirin içmenin gereksiz olduğunu belirtiyor. Bu konuda sizi takip eden hekiminizin fikrini almanız en doğru karar olur. Ayrıca; uzun uçuşlarda bol sıvı alıp belden aşağısı rahat kıyafetler giymelisiniz. En az iki saatte bir, kabin içinde yürümeli, ayak ve bacaklarınızı hareket ettirmelisiniz. Diz altında varis çorabı da giyebilirsiniz.</p>
<p>***<br />
Yüksek tansiyonla savaşırken nar ve kividen destek alın</p>
<p>Kivinin tansiyona faydalı olduğunu duydum. Bu doğru mu? Son haftalarda yükselen tansiyonumu düzene sokmak için başka hangi meyveleri yemeliyim? S.M./Çorum</p>
<p>Kuvvetli antioksidanlar içeren nar, kalp sağlığı için iyi bir seçenektir. Son dönemde yapılan bir araştırmaya göre; haftada üç kez 100 miligram nar suyu içenlerin bir yılın sonunda trigliserit düzeylerinde düşüş gözlendi. Ayrıca iyi kolesterolleri yükseldi ve büyük tansiyonları düştü. Kivi ise kalp için yeni bir seçenek. Amerikan Kalp Birliği&#8217;nin bu yılki toplantısında açıklanan bir çalışmaya göre; günde bir ila üç adet kivi yemek, günde bir elma yemekten daha etkili şekilde kan basıncını düşürüyor.Sadece nar ve kivi değil, tüm sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmeye özen gösterin.</p>
<p>***<br />
Menopoz cinselliğin sonu olarak algılanmamalı</p>
<p>Kısa süre önce menopoza girdim ve cinsel isteğim çok azaldı. Bu yüzden hem benim, hem eşimin morali çok bozuk. Artık cinsel hayatım olmayacak mı? E.K./Rize</p>
<p>Menopoz döneminde meydana gelen hormonal değişimler, başta cinsel istek olmak üzere tüm cinsel fonksiyonlarınızı etkileyebilir. Aynı dönemde yaşanan, emeklilik gibi değişimler de siz fark etmeden cinselliğinize sekte vurabilir.</p>
<p>ÜMİTSİZ OLMAYIN<br />
Ancak menopoz, endişe duyulduğu gibi kadın cinselliğinin sonu değildir. Son yıllarda bu konuda yapılan bir dizi çalışma var&#8230; Kısa süre önce, Amerika&#8217;da menopoza giren 806 kadını inceleyen yeni bir araştırmaya göre; kadınların yüzde 61&#8242;i cinsel hayatlarının eskiye göre daha tatminkar olduğunu belirtiyor. Beşte dördü cinsel isteksizlik yaşamasına rağmen, neredeyse yarısı orgazm yaşayabiliyor. Dolayısıyla ümitsizliğe kapılıp seks hayatınızı olumsuz etkilemeyin. Devam eden, ciddi bir problemde ise mutlaka bir uzmana danışın.</p>
<img src="http://www.saglikhayat.com/?ak_action=api_record_view&id=40040&type=feed" alt=" Uçuş öncesi aspirin içmek konusu hâlâ münakaşalarda"  title="Uçuş öncesi aspirin içmek konusu hâlâ münakaşalarda" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhayat.com/ucus-oncesi-aspirin-icmek-konusu-hala-munakasalarda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

